Claude Levi-Strauss: Labarutuvarda Bir Yaşam

Stok Kodu:
9786254493645
Boyut:
12 x 20
Sayfa Sayısı:
472
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%29 indirimli
420,00TL
298,20TL
9786254493645
893991
Claude Levi-Strauss: Labarutuvarda Bir Yaşam
Claude Levi-Strauss: Labarutuvarda Bir Yaşam
298.20

“İnsanlar biliyor ki Lévi-Strauss 20. yüzyılın en büyük entelektüel kahramanlarından birisidir.”

–Philippe Descola

“Lévi-Strauss büyüklerin sonuncusuydu, dünya çapında bir görüşe sahip büyük antropologların sonuncusuydu.”

–Marshall Sahlins

Patrick Wilcken'in biyografik eserinde, seyahat etmekten ve kaşiflerden nefret eden Lévi-Strauss'un Amazon'un en ücra noktalarındaki saha çalışmasından Nazi işgalindeki Fransa'da bir Yahudi olarak yaşamanın zorluklarına, savaş dönemi New York'unda bir mülteci olmaktan 1940'ların sonunda Paris'e dönüp Jean-Paul Sarte'la çatışmasına ve Lacan'dan Foucault'ya pek çok düşünürü derinden etkilediği hayatını takip ediyoruz.

İlkel kabilelerin dünyasının hızla yok olduğu zamanlarda, Lévi-Strauss yalnızca Brezilya'da 90 kabile ve 15 dille karşılaşıyor. Modern bir monokültür egemenliğinden endişelenen Lévi-Strauss, insanlığın “kendi mirasını unutmasına ya da yok etmesine” izin vermeyip, geride bıraktığı eserlerle kültürel çeşitliliğin insan topluluklarını birbirinden yalıtan değil, birleştiren ilişkilerini gösteriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

“İnsanlar biliyor ki Lévi-Strauss 20. yüzyılın en büyük entelektüel kahramanlarından birisidir.”

–Philippe Descola

“Lévi-Strauss büyüklerin sonuncusuydu, dünya çapında bir görüşe sahip büyük antropologların sonuncusuydu.”

–Marshall Sahlins

Patrick Wilcken'in biyografik eserinde, seyahat etmekten ve kaşiflerden nefret eden Lévi-Strauss'un Amazon'un en ücra noktalarındaki saha çalışmasından Nazi işgalindeki Fransa'da bir Yahudi olarak yaşamanın zorluklarına, savaş dönemi New York'unda bir mülteci olmaktan 1940'ların sonunda Paris'e dönüp Jean-Paul Sarte'la çatışmasına ve Lacan'dan Foucault'ya pek çok düşünürü derinden etkilediği hayatını takip ediyoruz.

İlkel kabilelerin dünyasının hızla yok olduğu zamanlarda, Lévi-Strauss yalnızca Brezilya'da 90 kabile ve 15 dille karşılaşıyor. Modern bir monokültür egemenliğinden endişelenen Lévi-Strauss, insanlığın “kendi mirasını unutmasına ya da yok etmesine” izin vermeyip, geride bıraktığı eserlerle kültürel çeşitliliğin insan topluluklarını birbirinden yalıtan değil, birleştiren ilişkilerini gösteriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat