Dünya İşgal Altında

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786255625991
Boyut:
13 x 21
Sayfa Sayısı:
194
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
343,00TL
240,10TL
9786255625991
1076284
Dünya İşgal Altında
Dünya İşgal Altında
240.10

Dünya bir zamanlar sessiz, uyumlu ve huzurluydu. Doğa, kendi yasalarıyla denge içindeydi. İnsan denen istilacı ve iş­galci varlık sahneye çıkana kadar... O günden sonra yeryü­zü, güvenli bir ev olmaktan çıkıp bir savaş alanına dönüştü. Çünkü insan, yaşamakla yetinmeyen tek canlıydı; sahip olmak, hükmetmek, yok etmek isteyen bir evrim hatası.
Cinayet, gasp, tecavüz, terör, tecavüz ve işkence... Bunla­rın hiçbirini doğa yaratmadı. Hepsi insanın eseri... Doğal ya­şamın avcıları aç kaldığında avım öldürürken insan doyduk­tan sonra da öldürmeye devam eder. Onun içinde sadece açlık değil, hırs, kibir ve kin vardır. Tarih, medeniyet kisvesi altında işlenmiş vahşetlerin kaydıdır. Her savaş, her sömü­rü, her zulüm insan imzası taşır.
İnsan, aklıyla övünür ama o aklı en çok yıkım için kulla­nır. Bilim, silaha; inanç, nefrete; sanat, gösterişe dönüşmüş­tür. Böyle bir varlık, kendine “üstün” veya “akıllı” deme hak­kını çoktan kaybetmiştir. Dünya, onun ellerinde bir cehenne­me dönmüş, yaşamın güzelliği kan, kin ve gözyaşı arasında kaybolmuştur.
Kendi gerçeğimizle yüzleşmek ve kabul etmek zorunda­yız. İnsan, gezegenin efendisi değil; en büyük felaketidir. Do­ğanın yanında kendi türünün celladıdır. Bir gün dünya ondan kurtulursa, işte o zaman “barış” denen kavram gerçek anlam mı bulacaktır. Bu şartlarda sahte bir paranoyayla koz­mik âlemden istilacı ve işgalci beklemek yüzyıllardır çeşitli kalıplarla sergilenen Günah Çıkarma merasiminden başka bir şey olamaz.

(Tanıtım Bülteninden)

Dünya bir zamanlar sessiz, uyumlu ve huzurluydu. Doğa, kendi yasalarıyla denge içindeydi. İnsan denen istilacı ve iş­galci varlık sahneye çıkana kadar... O günden sonra yeryü­zü, güvenli bir ev olmaktan çıkıp bir savaş alanına dönüştü. Çünkü insan, yaşamakla yetinmeyen tek canlıydı; sahip olmak, hükmetmek, yok etmek isteyen bir evrim hatası.
Cinayet, gasp, tecavüz, terör, tecavüz ve işkence... Bunla­rın hiçbirini doğa yaratmadı. Hepsi insanın eseri... Doğal ya­şamın avcıları aç kaldığında avım öldürürken insan doyduk­tan sonra da öldürmeye devam eder. Onun içinde sadece açlık değil, hırs, kibir ve kin vardır. Tarih, medeniyet kisvesi altında işlenmiş vahşetlerin kaydıdır. Her savaş, her sömü­rü, her zulüm insan imzası taşır.
İnsan, aklıyla övünür ama o aklı en çok yıkım için kulla­nır. Bilim, silaha; inanç, nefrete; sanat, gösterişe dönüşmüş­tür. Böyle bir varlık, kendine “üstün” veya “akıllı” deme hak­kını çoktan kaybetmiştir. Dünya, onun ellerinde bir cehenne­me dönmüş, yaşamın güzelliği kan, kin ve gözyaşı arasında kaybolmuştur.
Kendi gerçeğimizle yüzleşmek ve kabul etmek zorunda­yız. İnsan, gezegenin efendisi değil; en büyük felaketidir. Do­ğanın yanında kendi türünün celladıdır. Bir gün dünya ondan kurtulursa, işte o zaman “barış” denen kavram gerçek anlam mı bulacaktır. Bu şartlarda sahte bir paranoyayla koz­mik âlemden istilacı ve işgalci beklemek yüzyıllardır çeşitli kalıplarla sergilenen Günah Çıkarma merasiminden başka bir şey olamaz.

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat