Eşkina'nın Gözleri

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258062328
Boyut:
12,5 x 21
Sayfa Sayısı:
117
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2022
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%37 indirimli
200,00TL
126,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 126,00TL
Tedarikçi Stoğu 4 Adet
9786258062328
1120302
Eşkina'nın Gözleri
Eşkina'nın Gözleri
126

 Küçükken her yaz gittiğimiz tatillerde, babamın kiraladığı pansiyona vardığımız zaman abim ve ablam, henüz valizler bile açılmadan üzerlerindeki kıyafetlere aldırmaz, plajın yolunu tutarlardı. Babam, bu ani kayboluşlarından her seferinde tedirgin olur, annemin sözleriyle ancak sakinleşirdi. Bense fırsatını bulduğum ilk anda denize girmek yerine, balık tutanları izlemenin hayaliyle yanıp tutuşarak iskeleye gitmek isterdim. Balıklar! Ah o balıklar! Küçük, büyük olmaları fark etmiyordu benim için. Nedendir bilmem, oltanın ucunda, kıpır kıpır bir hâlde denizden çıkarıldıklarında sevindiklerini zanneder, acı çekiyor olabileceklerini aklıma bile getirmezdim. Şeffaf ağızlarını açıp kaparlarken sanki bana bir şeyler söylemek istediklerini düşünür, kovadan alıp kulağıma yaklaştırsam; son nefeslerinde, geldikleri âlemin gizli sırlarını fısıltıyla, bir çırpıda bana söyleyivereceklermiş sanırdım. Herkes emekliliğinde bir sahil kasabasına yerleşip balık avlamayı hayal etmiştir. Emeklilik, yaşlılıkla birlikte geliyor. Zamanla toplum dışına çekilmenin en görünür hâli olan yaşlılık ve yaşlılar, Nevzat Sazak hikâyelerinde merkeze yerleşiyor. İnce bir duyarlığın üzerine inşa ediyor hikâyelerini. Toplumda dışa çekilmiş, dışta kalmış, kendini soyutlamış insanlara eğiliyor. Üstelik sadece balıkçılar değil, avcılar, fizyoterapistler, kâtipler, makinistler, garsonlar gibi pek çok kişi üzerinden doğayla ilişkimize, yaşlılığa, ölüme ve yaşama eğiliyor. Ölüme yaklaşan anların hikâyeleri Eşkina’nın Gözleri’nde.

 Küçükken her yaz gittiğimiz tatillerde, babamın kiraladığı pansiyona vardığımız zaman abim ve ablam, henüz valizler bile açılmadan üzerlerindeki kıyafetlere aldırmaz, plajın yolunu tutarlardı. Babam, bu ani kayboluşlarından her seferinde tedirgin olur, annemin sözleriyle ancak sakinleşirdi. Bense fırsatını bulduğum ilk anda denize girmek yerine, balık tutanları izlemenin hayaliyle yanıp tutuşarak iskeleye gitmek isterdim. Balıklar! Ah o balıklar! Küçük, büyük olmaları fark etmiyordu benim için. Nedendir bilmem, oltanın ucunda, kıpır kıpır bir hâlde denizden çıkarıldıklarında sevindiklerini zanneder, acı çekiyor olabileceklerini aklıma bile getirmezdim. Şeffaf ağızlarını açıp kaparlarken sanki bana bir şeyler söylemek istediklerini düşünür, kovadan alıp kulağıma yaklaştırsam; son nefeslerinde, geldikleri âlemin gizli sırlarını fısıltıyla, bir çırpıda bana söyleyivereceklermiş sanırdım. Herkes emekliliğinde bir sahil kasabasına yerleşip balık avlamayı hayal etmiştir. Emeklilik, yaşlılıkla birlikte geliyor. Zamanla toplum dışına çekilmenin en görünür hâli olan yaşlılık ve yaşlılar, Nevzat Sazak hikâyelerinde merkeze yerleşiyor. İnce bir duyarlığın üzerine inşa ediyor hikâyelerini. Toplumda dışa çekilmiş, dışta kalmış, kendini soyutlamış insanlara eğiliyor. Üstelik sadece balıkçılar değil, avcılar, fizyoterapistler, kâtipler, makinistler, garsonlar gibi pek çok kişi üzerinden doğayla ilişkimize, yaşlılığa, ölüme ve yaşama eğiliyor. Ölüme yaklaşan anların hikâyeleri Eşkina’nın Gözleri’nde.

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 126,00    126,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat