İçimdeki Hükümdar

Stok Kodu:
9786259042763
Boyut:
13,5 x 21,0
Sayfa Sayısı:
128
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
250,00TL
175,00TL
9786259042763
1120775
İçimdeki Hükümdar
İçimdeki Hükümdar
175

“Bazen bir yarayı sarmaya çalışırken, yaranın sana ait olduğunu öğrenirsin.”
On bir yıllık eşi Bora’nın beklenmedik bir şekilde “Yıllardır maskeyle yaşıyorum,” diyerek ayrılmak istemesi, Feray’ın hayatında derin bir kırılma yaratır. Dağılan evliliğinin, anlaşılmamanın ve isimsiz bir yalnızlığın gölgesinde kalan Feray, şifa bulmak umuduyla çocukluğunun geçtiği ata toprağı Kayalıoğlu’na, baba evine döner.
Ancak bu dönüş, yalnızca biten bir sevdanın yası değil; geçmişin, affetmenin ve kendini yeniden bulmanın kapılarını aralayan eşsiz bir yolculuğun da başlangıcı olacaktır. Feray, babası Saffet’in geçmişinde sır gibi saklanan “kayıp iki yılın” peşine düşerek kendini Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Torosbahçe isimli devasa bir çiftlikte bulur. Bilge bir kâhya olan Hüseyin’in dut ağacı altındaki rehberliğinde babasının izini sürerken, okur da sarsıcı bir gerçeğe tanıklık eder: Saffet yalnızca yirmi yaşında ağalık yükü altında ezilen, öfkeli veya kumarbaz bir adam değil; kendi içindeki boşluktan kaçan, sokaklarda açlıkla sınanan ve gururuyla yüzleşen yorgun bir ruhtur.
Feray üçlemesinin bu çarpıcı ve duygu yüklü finalinde yazar Mine Zengil Sönmez, bizleri insan ilişkilerinin en kırılgan noktalarına, sevgisizliğin değil ihmalin bitirdiği evliliklere ve kuşaktan kuşağa aktarılan sessiz yaralara götürüyor. İnsanın en büyük savaşının dışarıdaki dünyayla değil, kendi içindeki korku, öfke ve vicdanla olduğunu büyük bir edebi ustalıkla gözler önüne seriyor.
“İnsan kendine hükmetmeyi öğrendiğinde, artık kimseye hükmetmeye ihtiyaç duymaz.”
Kendi hikâyesini yeniden yazmak isteyenlerin, geçmişin yükünü sırtından bırakmaya hazır olanların ve kaybettiği yerlerden çiçek açanların elinden sıkıca tutacak, uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir roman...

 
 

“Bazen bir yarayı sarmaya çalışırken, yaranın sana ait olduğunu öğrenirsin.”
On bir yıllık eşi Bora’nın beklenmedik bir şekilde “Yıllardır maskeyle yaşıyorum,” diyerek ayrılmak istemesi, Feray’ın hayatında derin bir kırılma yaratır. Dağılan evliliğinin, anlaşılmamanın ve isimsiz bir yalnızlığın gölgesinde kalan Feray, şifa bulmak umuduyla çocukluğunun geçtiği ata toprağı Kayalıoğlu’na, baba evine döner.
Ancak bu dönüş, yalnızca biten bir sevdanın yası değil; geçmişin, affetmenin ve kendini yeniden bulmanın kapılarını aralayan eşsiz bir yolculuğun da başlangıcı olacaktır. Feray, babası Saffet’in geçmişinde sır gibi saklanan “kayıp iki yılın” peşine düşerek kendini Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Torosbahçe isimli devasa bir çiftlikte bulur. Bilge bir kâhya olan Hüseyin’in dut ağacı altındaki rehberliğinde babasının izini sürerken, okur da sarsıcı bir gerçeğe tanıklık eder: Saffet yalnızca yirmi yaşında ağalık yükü altında ezilen, öfkeli veya kumarbaz bir adam değil; kendi içindeki boşluktan kaçan, sokaklarda açlıkla sınanan ve gururuyla yüzleşen yorgun bir ruhtur.
Feray üçlemesinin bu çarpıcı ve duygu yüklü finalinde yazar Mine Zengil Sönmez, bizleri insan ilişkilerinin en kırılgan noktalarına, sevgisizliğin değil ihmalin bitirdiği evliliklere ve kuşaktan kuşağa aktarılan sessiz yaralara götürüyor. İnsanın en büyük savaşının dışarıdaki dünyayla değil, kendi içindeki korku, öfke ve vicdanla olduğunu büyük bir edebi ustalıkla gözler önüne seriyor.
“İnsan kendine hükmetmeyi öğrendiğinde, artık kimseye hükmetmeye ihtiyaç duymaz.”
Kendi hikâyesini yeniden yazmak isteyenlerin, geçmişin yükünü sırtından bırakmaya hazır olanların ve kaybettiği yerlerden çiçek açanların elinden sıkıca tutacak, uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir roman...

 
 
Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 175,00    175,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat