Ud Çalan Kadınlar - Sana Michelin'li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul

Stok Kodu:
9786052653456
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
272
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%33 indirimli
280,00TL
187,60TL
9786052653456
915978
Ud Çalan Kadınlar - Sana Michelin'li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul
Ud Çalan Kadınlar - Sana Michelin'li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul
187.60

İstanbul'un yakın tarihine, yeme-içme kültürüne, eski-yeni ve gelecekteki insanına dokunan bir hayat kitabı: Ud Çalan Kadınlar – Sana Michelin'li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul.

Reha Tanör, dünyanın en tipik köprülerinden biri sayılan Galata Köprüsü'nden ünlü Camondo Merdivenleri'ne, Fatih-Harbiye'deki Neriman'ın udla tango arasındaki gelgitinden darbe dönemlerinde yaralanan benliklerimize kadar; dünü, bugünü ve yarını, lezzetli sohbet sofralarında değerlendirdiği denemeleriyle çıkıyor okur karşısına. Türkiye'de geleceği kuracak kadınların niteliklerini, ekonomik çaresizliğin kadın-erkek eşitsizliğini nasıl yıkacağını; kültüre, tarihe ve mizaha dokunan kalemiyle işliyor sayfalarında.

“‘Ben dün gece hovardalıkta idim. Maksim'e gittim, para yedim.'
‘Kimmiş bu hovarda?'
‘Neriman.'
‘Neriman mı?'
‘Evet Kerimcan ya da İrfancan falan değil, Neriman.'
‘Kime söylemiş?'
‘Evlenmeye hazırlandığı Şinasi'ye. Üstelik eklemiş, Macit'le beraberdik, diye.'
‘Yok canım? Sen nereden biliyorsun?'
‘Fatih-Harbiye tramvayında öğrendim.'”

(Tanıtım Bülteninden)

İstanbul'un yakın tarihine, yeme-içme kültürüne, eski-yeni ve gelecekteki insanına dokunan bir hayat kitabı: Ud Çalan Kadınlar – Sana Michelin'li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul.

Reha Tanör, dünyanın en tipik köprülerinden biri sayılan Galata Köprüsü'nden ünlü Camondo Merdivenleri'ne, Fatih-Harbiye'deki Neriman'ın udla tango arasındaki gelgitinden darbe dönemlerinde yaralanan benliklerimize kadar; dünü, bugünü ve yarını, lezzetli sohbet sofralarında değerlendirdiği denemeleriyle çıkıyor okur karşısına. Türkiye'de geleceği kuracak kadınların niteliklerini, ekonomik çaresizliğin kadın-erkek eşitsizliğini nasıl yıkacağını; kültüre, tarihe ve mizaha dokunan kalemiyle işliyor sayfalarında.

“‘Ben dün gece hovardalıkta idim. Maksim'e gittim, para yedim.'
‘Kimmiş bu hovarda?'
‘Neriman.'
‘Neriman mı?'
‘Evet Kerimcan ya da İrfancan falan değil, Neriman.'
‘Kime söylemiş?'
‘Evlenmeye hazırlandığı Şinasi'ye. Üstelik eklemiş, Macit'le beraberdik, diye.'
‘Yok canım? Sen nereden biliyorsun?'
‘Fatih-Harbiye tramvayında öğrendim.'”

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat